Menüler

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Öğrenme güçlüğü geniş bir yelpaze olmakla birlikte çocuk popülasyonunun % 4-10 unda gözlenmektedir. Genellikle nörobiyolojik kökenli olup, beynin belli alanlarının prenatal (doğum öncesi) periyod süresince düzgün gelişmemesinden kaynaklanır. Psiko sosyal, sosyo ekonomik veya zeka eksikliğine bağlı değildir.


Genellikle disleksi (okuma güçlüğü), disortografi/disgrafi (seslerin yazılı harflere dönüştürülmesinde güçlük) ve sözel veya oral motor dispraksi (ses veya mimiklerin kullanımında veya koordinasyonunda güçlük), gelişimsel dispraksi (çocukluk dönemi ses ve konuşma organlarının koordinasyonunda ve kullanımında güçlük), diskalkuli (matematik fonksiyonları ve rakamlara ilişkin güçlük) . disfazi (gelişimsel dil bozukluğu) olarak gözlemlenir.


TOMATİS Metodu, seslerin deşifre edilmesi ve çözümlenmesinde ve ayrıca motor, denge ve koordinasyonda yer alan nöral devrelerin plastisitesi üzerinden faaliyet gösterir. TOMATİS Metodu tıpkı bunun gibi, öğrenme zorluklarını ve dil bozuklukları ile başa çıkmaları ve yönetebilmeleri için telafi edici stratejiler geliştirmede çocuklara yardımcı olur.


 


DİSLEKSİ

Tüm bilim camiası tarafından benimsenmiş ortak tanıma göre, disleksi, genetik kaynaklı nörobiyolojik dil bozukluğudur ve normal zeka seviyesi ve normal işitsel ve görsel algıya, iyi bir sosyal iletişime ve psiko-duygusal bozuklukların görülmemesine rağmen okumayı ve yazmayı öğrenmeye varan çeşitli zeka kusurlarıyla kendini gösterir.


Nüfusun %5-10’unda gözlemlenmektedir. Tomatis’e göre, disleksi basit bir okuma bozukluğu olarak özetlenmemelidir. Disleksi, klinik işaretlerin bütünü olan bir sendromdur. Aslında, dislektik çocukların aynı zamanda sık sık oral dil bozuklukları ve disortografi belirtileri, değişken seviyelerde motor bozuklukları, denge ve koordinasyon bozuklukları, dispraksi, disgrafi, aynı zamanda kendilerini temporal açıdan organize etme sorunu belirtileri gösterdikleri bilinmektedir. 

Üstelik, hesap yapma ve aritmetik değerleme rahatsızlıkları da gözlemlenebilmektedir. 


Disleksi kendini, bütün bir tedavi gerektiren bir sensöri-motor bozukluk olarak da gösterebilmektedir. Bu özel yaklaşım, doğrudan Tomatis’in kulağın çalışmasıyla ilgili belirli konseptiyle doğrudan ilişkili olmalıdır. Bu kulağın çalışması, vestibül ve koklea arasında var olan ilişkiye yakın olduğu göz önüne alındığında aynı zamanda sensöriel ve motor organı olarak düşünülmektedir.


Respektif deregülasyonuna ve ayrıca bu iki kulağın ne derece armonik olarak etkileşime girdiğine bağlı olarak disleksi kendilerini bazen açıkça bazen gizlice gösteren motor hastalıklarla birlikte farklı yönlerde görülebilir.


Tomatis sisteminin kurucu prensiplerinden birini teşkil eden kulak ve ses arasında var olan ilişkinin önemli bir sonucu olarak, disleksinin karar verici faktörü, normal okuma edincinin kazanılmasında vazgeçilmez olan fonetik farkındalığın eksikliği ve kısa vadeli sözel hafıza bozukluğuna yol açan dildeki seslerin farkındalığının eksikliğidir. 


Sonuç olarak tam netlik ve kesinlikte üretilemeyen dil içi seslerini göz önüne alırsak, mafsal farkındalığın eksikliğinin kökü dinlemedeki bozukluktur (duymadaki bozukluk değildir).


Bu şekilde, disleksi tedavisinde, Tomatis metodu aynı zamanda yazılı dilin ekspresif tarafı ve reseptif tarafını da hesaba katmaktadır.


DİSORTOGRAFİ/ DİSGRAFİ

Disortografi, dislektik sendromun bir parçası olan yazılı dil bozukluğudur. 

Yazılı dilin üretiminde kafa karışıklıkları, harflerin ve hecelerin karıştırılması veya atlanması, çekim hataları ve rastgele kelime hataları, çarpık okunması güç yazı gibi önemli yazım hataları şeklinde kendini göstermektedir. Bu hatalar çocukların okumayı ve yazmayı öğrenme süreçlerinde alışkanlık halindedir. Dislektik/disortogtafik çocuklardaysa bu hatalar anormal bir sıklıkta gözlemlenmektedir. 


Tomatis’e göre, kelimenin doğru ortografisine erişim ancak kelimelerin yazılı formunun otomasyon eksikliği (Tomatis burada ‘entegrasyon’ kelimesini kullanmaktadır) ile anlaşılabilmektedir. Bu otomasyon eksikliği aynı zamanda, konuşma sesini analiz eden (seslerin, fonemlerin kategorize edildiği proses) ve motor ve bilişsel öğrenme proseslerinin otomatik prosedürlerinin kurulumu için ana yapı olan beyinciği içeren ve koklea ile vestibülü bağlayan devrelerin disfonksiyonundaki eksikliklerden kaynaklanmaktadır. 


Bu bozukluğun en iyi örneği öğretmeni ve ailesi tarafından defalarca düzeltilmesine rağmen çocuğun sürekli aynı heceleme hatalarını tekrarlamasıdır.


DİSKALKULİ

Diskalkuli, ne zihinsel ne de sensörel bir bozukluk olmamasına karşın çocuğun okul performansını ciddi ölçüde etkileyen matematiksel bir bozukluktur. 

Bu bozukluk, belirli bir öğrenme bozukluğudur ve aynen disleksi gibi çeşitli derecelerde görülebilmektedir. Dispraksi görülen çocuklarda diskalkuli de görülmektedir.


Tomatis methodu sayılar ve şekilleri ve sayıların adlandırılması arasındaki ilişkiler üzerinde çalışarak kısa vadeli sözel hafıza, yanallık ve motor yetenekleri üzerinde keskin aksiyonlar aracılığıyla bu bozukluğa karşı tepki verme yollarını içermektedir.

istanbul tomatis merkezinde uygulanan tomatis yöntemi

Tomatis Metodu Hakkında Ücretsiz Bilgilendirelim!

  • DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI
  • DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU
  • ÖGRENME GÜÇLÜĞÜ
  • STRES VE DUYGUSAL BOZUKLUKLAR

copyrights © 2018